Hayatın anlamı üzerine…

Tüm olumsuzluklara ve yaşanan tarifsiz acılara rağmen her daim bulunan bir umut ışığı ile tutunulan bir yaşama mücadelesine dair “İnsanın Anlam Arayışı” kitabını (Viktor E.Frankl) 16.01.2021 tarihinde #raftancana kitap dostları ile birlikte farklı bakış açılarından konuştuk.

Kitapta altı çizilen cümleleri, yaşamdan gerçek kesitleri, kitaba konu olan toplama kampı yerini görenlerin duygusal anlatımlarını, geçmişe ve günümüze dair karşılaştırmaları paylaşarak; varoluşumuzu ve yaşam amacımızı sorguladık. Tabii ki bu sorgulamanın cevapları herkesin kendi içinde saklı!

“İnsanın Anlam Arayışı” kitabı özetle: İkinci Dünya Savaşı sırasında Victor E.Frankl’nin bulunduğu toplama kamplarında kendisinin ve çevresinde bulunan insanların yaşadıkları zorlukların, yaptığı gözlemlerin, edindiği deneyimlerin anlatıldığı ve psikiyatrist olan yazarın kendi öğretisi olan “logoterapi” ilkelerini de içermektedir.

Kitabı okuduğumda; iki kavram aklıma geldi. “Kaygı” ve “Sevgi

Kaygı üzerine başlıklı blog yazımda; “…Kaygı, öznel olarak hayatın anlamını bulmaya aralanan bir kapı olarak görülmelidir. İnsan, kendi öz varoluşunu bilen, neredeyse görünür kılınmış umutsuzluğunu, yaşama umudu ile yer değiştirebilen yani var oluşu ile yüzleşebilen insandır. Bu nedenle, kaygı ortadan kaldırılması veya kendisinden kaçılmasına gerek olmadan, insanda itici bir güç halini alır. Varoluşu gereği bir şey ortaya koymak zorunda olan insanın yaratımı, o şeyle ilgili olarak kaygılanmakla başlar. Böylece kaygının, yaratıcılık için kaynak teşkil ettiğini söyleyebiliriz…” şeklindeki bakış açısını belirtmiştim.

Diğer kavram olan sevgi ile ilgili olarak Albert Einstein kızına yazdığı mektuplardan birinde şöyle diyor:

“…Sevgi evrensel bir kuvvettir. Sevgi için yaşarız ve ölürüz. Sevgi Tanrıdır ve Tanrı Sevgidir. Bu kuvvet her şeyi açıklar ve hayata anlam verir. Hayatta anlam bulacaksak, dünyayı ve dünyada yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi sadece tek yanıttır. Her birey kendi içinde enerjisi salıverilmeyi bekleyen küçük, ama güçlü bir sevgi üreteci taşır. Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman, sevginin her şeyi fethettiğini, her şeyi aşabildiğini onaylamak zorunda olacağız, çünkü sevgi yaşamın özüdür.”

“İnsanın Anlam Arayışı” kitabında toplama kampındaki olağanüstü zorluklarla, tarifsiz acılarla birlikte hissedilen kaygının, sevgi ile birlikte yerini hayatın anlamını bulmaya, hayata tutunmaya, umuda bıraktığını, kaygı ve sevginin yan yana gelerek karanlık yolu aydınlatan ışık olduğunu düşünüyorum.

Kitaptaki kaygı dolu cümlelerin yanıbaşında duran, sevgiye dair geçen cümlelerden not aldıklarım şöyle:

“…İnsanın özleyebileceği nihai ve en yüksek hedefi sevgidir…”

“…İnsanın sevgiyle ve sevgi içinde kurtuluşu…”

“…Beni kalbine mühürle, sevgi, ölüm kadar güçlüdür…”

“…Sevgimin, düşüncelerimin ve sevgilimin hayalinin gücüne hiç bir şey dokunamazdı…”

“…Dünyada hiçbir şeyi kalmayan insanın kısa bir an için de olsa, sevdiği insana ilişkin düşüncelerle ne kadar mutlu olabileceğini anladım…”

“…İnsanın kendini ve hayatını anlamlandırmasına giden yol, yaşamın insana en iyi ve en mutlu anlarla birlikte, en büyük acıları da tattırdığını anlamak ve kabullenmekten geçiyor…”

Ayrıca; “İnsanın Anlam Arayışı” kitabında ilham veren cümlelerin arasında paylaşılan üç araştırmanın dikkat çekici sonuçları özetle şöyle:

1. Araştırma (kamuoyu ile); insanların %89’u insanın “uğruna yaşayacağı bir şeye” ihtiyaç duyduğunu kabul ediyor.%61’i yaşamlarında “uğruna ölmeye bile hazır oldukları bir şey/ bir insan” olduğunu söylemiş.

2. Araştırma (48 üniversitede 7948 öğrenci ile); ” kendileri için neyin çok önemli” olduğu sorusunu, %78’i “ilk hedefim yaşamda bir amaç/anlam bulmak” diye yanıtlamış.

3. Araştırma; intihar girişiminde bulunan 60 öğrenci ile yapılmış ve %85’i intihar gerekçesini ” yaşamın anlamsız gözükmesi” olarak belirtmiş. Üstelik bu kişilerin %93’ü sosyal yaşamda aktif, aile ilişkileri normal ve başarılı sayılabilecek kişiler…

Bu araştırmalar; insanın “yaşamda anlam arayışının/yaşam amacını bulmanın” ne kadar hayati bir konu olduğuna dikkat çekiyor. Sanırım aileden/okuldan temelden başlayarak bu konuda farkındalık/bilinç kazanmak ve hayat içerisinde bunu kişiye özgü olarak sürdürmek gerekli ve önemlidir.

Victor E. Frankl; yaşamın anlamının insandan insana, günden güne, saatten saate farklılık gösterdiğini, önemli olanın, genelde yaşamın anlamı değil, daha çok belli bir anda bir insanın yaşamının özel anlamı olduğunu belirtiyor.

Yaşama dair bir hazine olan “İnsanın Anlam Arayışı” kitabını tek cümle ile özetlemek gerekirse; sevdiklerini ve değerlerini yitirmenin verdiği acıya, her an ölümün yanıbaşında olduğunu bilmene rağmen; dayan SEVGİ ile, UMUT ile, DOĞA ile, MİZAH ile, SANAT ile…

Son cümleler: Sn: Sezen Aksu’nun “İnsanlık Hali” şarkısının sözleri olsun.

“Daha çok kırılacak kalbin
Daha çok üzüleceksin
İnsan her şeye katlanır
Göreceksin

Gün geçtikçe taşlaşır sandığın yürek
Öyle bir yanar ki yeniden
Şaşıracaksın

Ah insanlık hali
Ah insanlık hali
Ah bazen nasıl kolaydır
Bazen her şeye mani

Bir yandan prangalara
Razı gönül
Bir yandan martı misali
Uçmak istiyor

Ah insanlık hali
Ah insanlık hali
Ah bazen nasıl kolaydır
Bazen her şeye mani

İçimde biri var ki…”

Teşekkür:

Raftan Cana kitap dostlarıyla buluşmamı sağlayan Sn: Kamil KASACI hocama ve değer katan paylaşımlarda bulunan kitap dostlarına sevgi ve saygılarımla…

Öneri:

İnsanın anlam arayışına dair #raftancana kitap dostlarının kaleminden çıkan yazılar sizi bekliyor…

https://okumagunlugu.com/insanin-anlam-arayisi-viktor-e-frankl/

https://fatihbahadir.com/hayat-belki-de-acilara-katlanmakti/

https://egitimheryerde.net/insanin-anlam-arayisi-victor-e-frankl/

https://okultozu.com/f/anlama-dair

https://okultozu.com/f/raftancana-i%CC%87nsan%C4%B1n-anlam-aray%C4%B1%C5%9F%C4%B1

2020 “İK Pencerem” özeti

2021 yılının sağlık dolu olması dileğiyle; 2020 yılında İK Pencerem blog faaliyetleriyle ilgili bazı verileri paylaşmak istiyorum.

İK Pencerem’den yaptığım paylaşımlarla bir kişiye bile katkım olduysa/olursa ne mutlu…

Blog ziyaretçilerine, destek verenlere yürekten teşekkürler. İyi ki varsınız…

2020 / Blog Ziyaretçilerinin Geldiği Ülkeler ve Görüntüleme Sayısı

Sayı / Ülke

  • 7,357 / Türkiye
  • 216 / ABD
  • 99 / Almanya
  • 24 / Finlandiya
  • 12 / Azerbaycan
  • 10 / Birleşik Krallık
  • 7 / Kırgızistan
  • 7 / Fransa
  • 5 / Malta
  • 5 / Umman

Kaygı üzerine…

Bazen saatlerce, günlerce bir arkadaşımla konuşabileceğimi düşünürken, bazen kuş cıvıltılarıyla dolu yeşilin her tonunu görebileceğim bir yerde veya sadece kitaplarla dolu bir odada yıllarca yaşayabileceğimi düşünüyorum.

Bazen insanlık adına, tüm canlılar adına gelecek nesillere daha iyi, daha yaşanılabilir bir dünya bırakılabilmesi için bir an önce yapılması gereken çok şeyler olduğunu düşünürken, bazen bireysel olarak yapılabilecek şeylerin evrensel sorunların çözümünde çok sınırlı kaldığını görüyorum.

Bazen yapmak istediğim şeyler önümdeki zaman dilimine nasıl sığacak derken, bir bakıyorum ki takvim yaprakları yılın sonunu gösteriyor.

2020 yılında yakalandığımız, 2021 yılı ve sonrası için belirsizliğini sürdüren virüs salgını ile birlikte; geleceğe dair kişisel, mesleki, toplumsal, evrensel kaygılarımın arttığını belirtebilirim.

Kaygı sözcüğünün, Türk Dil Kurumu sözlüğünde “üzüntü, endişe duyulan düşünce, gam ve tasa” anlamlarına geldiği ifade edilmektedir.

Kaygı konusunda; felsefe, psikoloji ve psikiyatri gibi farklı alanlarda tabii ki bir çok araştırmalar yapılmaktadır.

Felsefe alanında kaygı konusundaki farklı bakış açılarından bazıları şöyle:

“… kendine dönmek, bükülmek gibi anlamların kaygı kavramıyla özdeşleştirilebileceği, diğer yandan endişe veya tasa kavramının eskimiş sözcük anlamının düşünce olduğu dikkate alınarak, endişenin düşünceden ayrı var olamayacağı…

Kaygılarımız bir nevi zihinsel tasarımlarımızı yansıtır dolayısıyla hayal gücü ile birleşir… Kaygı daha soyut ve kontrol edilemezliği nedeniyle daha şiddetli yaşanırken, endişe daha somut ve geçici olarak kalır. Kaygı ve endişe duygu durumları her insan için eşsiz, öznel deneyimlenen duygu durumlarıdır…

Kaygı kavramı genellikle olumsuz bulunmakla birlikte, kaygı derinleştikçe, toplum da derinlik kazanır sözü, kaygının toplum üzerinde olan olumlu etkisini ifade eder. Kaygı artık insan için bir eksiklik değildir, tam tersine, insan kökenine ne kadar yakın olursa, kaygısı da o denli derinleşecektir…

Kaygıyla birlikte, alışkanlık yok olmaya başlar ve huzur içinde olmayan varoluş kendi içine döner… Kaygı insan varoluşunun gerçekliği ile ilişkili temel bir duygudur ve çok belirgindir…

Kaygı, ortadan kaldırılması gereken bir belirti olmak dışında, öznel olarak hayatın anlamını bulmaya aralanan bir kapı olarak görülmelidir. İnsan, kendi öz varoluşunu bilen, neredeyse görünür kılınmış umutsuzluğunu, yaşama umudu ile yer değiştirebilen yani var oluşu ile yüzleşebilen insandır. Bu nedenle, kaygı ortadan kaldırılması veya kendisinden kaçılmasına gerek olmadan, insanda itici bir güç halini alır. Varoluşu gereği bir şey ortaya koymak zorunda olan insanın yaratımı, o şeyle ilgili olarak kaygılanmakla başlar. Böylece kaygının, yaratıcılık için kaynak teşkil ettiğini söyleyebiliriz…” (*)

Savaş zamanı yapılan icadlar veya kaygı zamanlarında yapılmış besteler yaratıcılık örneklerindendir.

Kaygıya dair bu tespitlerden sonra; içinde bulunduğum durumu anlayamayan bir bilgisayar ekranını karşıma alıp klavyenin tuşlarına dokunarak, ekrana yazı yazmak, bazen olmadı deyip yazdığımı silip veya değiştirip tekrar yazmak, böylece fikirlerimi, duygu ve düşüncelerimi yazıya aktararak, bir kişiye bile olsa katkı sağlayabilme ihtimalinin aynı zamanda kaygıyı azaltıcı bir etki yarattığını belirtebilirim.

Sanırım, bu dünyada yaşıyorsak kaygı içinde olmamak mümkün değil. Kaygının bir duygu durumu ve kişiye özgü olduğu fikrinden yola çıktığımızda; kaygıyı, yaratıcılığa kaynak olacak şekilde yönetebilirsek, bireysel hayatımızda, çalışma hayatımızda, toplumsal hayatımızda kaygıların/endişelerin kontrol edilmesi ve olumlu sonuçlar elde edilmesi söz konusu olacaktır.

Her şeye rağmen, geleceğe umutla bakalım diyerek, sözü şiire bırakıyorum:

Yarın farklıdır bugünden,
Adı değişir hiç olmazsa.
Kara bir suyu
Geçiyoruz şimdilerde
Basarak yosunlu taşlara.

Sen bugünden yarına
Birazcık umut sakla.” (**)

Kaynak:

(*) Düşünbil Dergisi (02/2020) sayfa:35-36 ve 40-42

(**) Metin Altıok

Çeviklik ve İK

“Çeviklik” temalı sunumların ve anlatımların yer aldığı, ulusal ve uluslararası konuşmacıların farklı bilgi ve deneyimlerini, ulusal ve uluslararası katılımcılarla paylaştığı 25. İnsan Kaynakları Zirvesi, 08-11.12.2020 tarihleri arasında online olarak yapıldı.

İK Zirvesinde özetle; insan odaklı olmakla başlayan, liderlik/yönetim ve insan kaynakları ile devam eden, teknoloji ve dijitalleşmenin tüm organizasyonel birim, fonksiyon ve süreçlerin entegrasyonuna ve dönüşümüne uygulandığına dair bir çeviklikten bahsedildiğini belirtebilirim.

COVİD-19 virüs salgınının yarattığı etkilerle birlikte “Çeviklik” konusunun, İK’ya bakış açısını ve İK’dan beklentileri farklılaştırdığını, değişim ve dönüşüm gerektiren bir süreç yaşandığını, bu sürecin asli unsurunun insan olduğunu vurgulamak mümkündür.

İK Zirvesinde aldığım notlar şöyle:

Çeviklik ile birlikte; her şeyi bilmekten, her şeyi öğrenmeye geçmek gerekiyor…”

Anın müziğini dinliyor muyuz? Çevikliği (güçlü/yetkin/becerikli/yapabilirim dediğimiz anlar) bedenimizde, zihnimizde, gönlümüzde hissediyor muyuz? Kırılganlığı (güçlü olmadığımız/zayıflamış/yaralanmış anlar) hissediyor muyuz?…”

Çevik olmak mı? Kırılıp yok olmak mı?” sorusunun cevabı için altın kurallar: 1. Takımlarla çalışmak, 2. Müşteriye sormak, 3. Akıllı insanları biraraya getirip ve onlarin ekosisteminde yaşamak, 4. Sürecin, teknolojinin ve şirketin yapısının, kültürün; dinamik, çevik olması, 5. Günlük iş paylaşımı, planlama, müşteri ve takım gözünden geriye dönük ve güncelliğin değerlendirmesi toplantıları, 6. Değerler: güven, hesap verebilirlik, odaklanmak, saygı, şeffaflık, cesaret…”

Uzaktan çeviklik için gerekli parametrelerin ve uygulama araçlarının, çevik bakış açısı ve çevik düşünme ile birlikte kullanılması gerekmektedir…”

Çeviklik ile birlikte liderlerin yatay gelişime odaklı olmaktan çıkıp dikey gelişime sahip olmasını gerektiriyor. Dikey gelişime yoğunlaşmak gerekiyor. Artık buna ihtiyaç var. Dikey gelişim için zihin yapılarını bilmek önemli…”

Tek çeviklik modeli yoktur. Her şirket/birim/takım kendi çeviklik yöntemini belirlemelidir…”

Çevik olunca hızlı da olmak mümkün…”

Çeviklik kültürünü ölçmek önemli…”

Pandemi döneminde çalışma yöntemlerinde değişikliklerle birlikte şirketlerde özetle: Bir tarafta dijitalleşme, teknoloji, fark yaratmak diğer tarafta insan, insanı unutmamak, insana değer vermek, insanı elde tutmak yani insan boyutu ön plana çıkan konular…”

Çeviklik İK’yı veri odaklı hale getiriyor…”

Geleceğin becerisi: Merak…”

Keşif kültürü önemli…”

Sanal gerçeklik: İK açısından işe alım, eğitim, performans değerlendirme gibi süreçlerde uygulanabilir durumda…Konferans/zirve/etkinlik düzenlerken uygulanmakta…”

İnsan potansiyelini özgür bırakmak, insan merkezli ve müşteri odaklı olmak gerekir…”

İlhamın ve yeteneğin nereden geleceği belli olmaz…”

Z Kuşağının çeviklik algıları: Yalın-Esnek-Hızlı-Sürdürülebilir-Rekabetçi”

Yönetici, lokomotif değil, ray olmalı. İnsanların önünü açmalı, yaratıcı olmalı…”

Belirsizlik; global, sürekli/kalıcı…”

Pandemi döneminin getirdiği belirsizlikleri aşmak için kıdemli yöneticiler/liderler ve genel olarak tüm çalışanların eğitimi çok önemli…”

“2021 yılında koronavirüs iş hayatını kökten değiştirecek: 1. Zombi işler/ çalışanlar olacak, 2.Yeni yeteneklerle birlikte şirket kültürünün devamlılığı önem kazanacak, 3.Yapılan anketlere göre; ofise dönüş tedirginliği hâlâ var, şirketlere güvensizlik artıyor, bağlılık azalıyor; yeni problemler var (iş günü dışında/sürekli çalışma, uzaktan/evden/ vardiyalı çalışmanın yaygınlaşması, ofis ortamlarının yeniden planlanması vb.), 4. İşveren markasına daha fazla yatırım olacak, 5. Uçtan uca dijital işe alım olacak, 6. İşsizlik artacak…”

Öyle sanıyorum ki: 2021 yılı ve sonrasındaki yeni dünyaya entegre olabilmek için İK’nın çevik bir şekilde işe alımdan başlamak üzere tüm süreçlerde çeviklik/uzaktan çeviklik, dijitalleşme, sanal gerçeklik, veri, yapay zeka vb. her anlamda yenilikçilik içeren konuları stratejik bakış açısıyla tekrar değerlendirmesi ve adapte olması gerekmektedir.

25. İK Zirvesinde (uzaktan bağlanmanın yarattığı ses ve görüntü sorunu dışında), ulusal ve uluslararası şirketlerdeki İK ve diğer süreçlere entegre edilebilir çeviklik uygulamalarının/değişim/dönüşüm hikayelerinin mesleki bilgi ve becerilerle birlikte aktarılmasının çok yararlı ve ufuk açıcı olduğunu düşünüyorum.

SON SÖZ: Okuduğum bir kitapta; kurumların da insanlar gibi mizacı olduğunu, olaylar karşısında aynen insanlar gibi önceden programlanmış gibi görünen davranışları olduğunu hatta bir kurumun aynen insan gibi cimri veya eli açık, sert veya yumuşak, atılgan veya temkinli, girişimci veya içine kapanık, duygusal veya mantıklı, cesur veya korkak olabileceği yazıyordu. Sanırım bundan sonra kurumların mizacına aynen insanlar gibi çevik veya kırılgan/hantal olabileceğini de ekleyebiliriz.

25. İK Zirvesi ile ilgili videolar için link: https://www.youtube.com/c/ManagementCentreTurkiye/videos

Koronavirüsle birlikte iş hayatına dair yanıt bekleyen 10 soru?

2019 yılının sonunda Çin’de ortaya çıkan ve 2020 yılının başından itibaren hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayılan ölümcül koronavirüs (Covid-19) salgını sadece sağlık yönünden değil toplumsal, kurumsal, kültürel, psikolojik ve ekonomik olmak üzere farklı alanlarda çeşitli değişiklikler meydana gelmiştir.

Salgınla birlikte özetle;

-maske, mesafe, hijyen üçlemesinin zorunluluğu, -evde kal, sokağa çıkma çağrılarına uyulmasının gerekliliği, -uzaktan, esnek çalışma gibi uygulamaların yaygınlaşması, -ezberlerin bozulması, -hayatın, sağlığın değerinin daha iyi anlaşılması gibi hususlar ön plana çıkmıştır.

Bu bağlamda;  salgın sürecinin, aile hayatından çalışma hayatına, toplumsal değerlerden tüketim alışkanlıklarına, sosyal hayattan ruhsal sağlığa kadar birçok alanda değişime yol açtığını söylemek mümkündür.

Koronavirüsle birlikte iş hayatına dair yanıt bekleyen bazı soruları şöyle sıralayabiliriz:

1-Vazgeçilmez öncelikler; “sağlık, güvenlik, refah” olarak belirlenmiş durumda mı?

2-Kurum kültürü olarak “İnsana ve değerlere odaklı yönetim” anlayışı temelinde çalışmalar yapılıyor mu?

3-Güncel “Acil durum/ Kriz yönetimi eylem planı” oluşturuldu mı?

4-Yöneticilerin, liderlik becerileri ve çalışma tarzları değişen koşullara uyumlu ve etkin mi?

5-Yeni çalışma yöntemlerinin (Uzaktan/ Esnek vb.) tasarımı ve sürdürülebilirliği nasıl sağlanıyor?

6-İKY fonksiyonları ve iş süreçlerinin, sanal ortamda ve yeni çalışma yöntemlerine uygun olarak yürütülmesini sağlayacak dijitalleşme, bilişim ve teknolojik altyapı, yapay zeka uygulanabilir durumda mı?

7-Tüm departman faaliyetleri/süreçleri değişen durumlara göre yeniden tasarlanarak, entegrasyon sağlanıyor mu?

8-.Çeviklik, yılmazlık, umut, iyimserlik, empati, yaratıcılık gibi öne çıkan konularda yönetici ve çalışanların yetkinliklerini artıracak çalışmalar/etkinlikler planlandı mı?

9-Kurumsal imaj ve sürdürülebilirlik açısından; dijital dünyaya entegre güçlü bir kurumsal kimlik oluşturuldu mu?

10-“Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sözünden hareketle, korona salgını sonrası için;

-çalışma ortamı tasarımı, -bağlılığın, motivasyonun artırılması, -işgücü planlaması, işe alım, ücret ve yetenek yönetimi, -performans yönetimi, -kurumsal iletişim, -iş zekası, yapay zeka kullanımı vb. konularda hazırlıklar, adaptasyon ve iyileştirmeler planlanmış durumda mı?


Bu sorulara verilecek cevapların; koronavirüsle birlikte salgın sürecinde yaşanan belirsizliklerin giderilmesine katkı sağlayacağını ve uzun vadede kurumsal ve sektörel açılardan iş hayatını önemli ölçüde etkileyeceğini düşünüyorum.

İK Profesyonelleri & Bloggerları ile mini röportajlar-4.bölüm

Merhaba,

İK bloglarının hem kişisel hem de evrensel bir niteliği olduğu, İK bloglarında kişisel ve mesleki deneyimlerin, bilgi birikiminin, fikir ve düşüncelerin, farklı bakış açılarının paylaşılmasının gelecek nesillere ışık tuttuğu, yazılan yazıların geleceğe miras olduğu düşüncesi ile “İK PROFESYONELLERİ&BLOGGERLARI İLE MİNİ RÖPORTAJLAR” projesi ortaya çıkmıştır.

İK Blogger listelerindeki Bloggerların, bloglarındaki iletişim bilgilerine göre, iletilen röportaj sorularına verilen cevaplar; 2020/Ocak ayında 1.bölüm, 2020/Şubat ayında 2.bölüm ve 2020/Temmuz ayında 3.bölüm yayınlanmış olup, şimdi 2020/4.bölüm ile sizlerleyiz.

Şu ana kadar röportaj projesine katılan, İK mesleğine ve bloglarına gönül vermiş olan 34 değerli İK Profesyoneli & Bloggerın verdikleri cevaplar ile İK’ya ve insan’a yararlı dokunuş yaptıklarına, ilham verdiklerine inanıyorum. Tüm İK Profesyonelleri ve Bloggerlarına teşekkürler…

Röportaj cevapları, 2020/1.bölüme, 2020/2.bölüm, 2020/3.bölüm ve 2020/4.bölüme yetişmeyen; iletişim bilgilerine ulaşamadığım, iletişim bilgisi değişen veya daha sonradan projeye katılmak isteyen İK Profesyoneli&Bloggerının bu projeye dahil olmasından onur duyarım.

Sevgi ve saygılarımla,

Serpil TÜRKMEN

2020.İK Röportaj/4. Bölüm

2020.İK Röportaj/3. Bölüm

2020.İK.Röportaj/2.bölüm

2020.İK.Röportaj/1.bölüm

İK’ya dair ulusal makaleler

İnsan Kaynakları Yönetimi alanında  2010-2020 (Eylül) yılları arasında yayınlanan ulusal makalelerin listesi ilgililerin bilgisine sunulmuştur. 

  1. İşletmelerin İnsan Kaynaklarında Ara Eleman Olarak Yer Alacak Olan Meslek Yüksekokulu Öğrencilerinin Zaman Yönetimi Becerileri İle Akademik Başarı Puanları Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma
    PINAR ALİ HALUK (2010). , Yayın Yeri:Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Sosyal Bilimler Dergisi   
  2. ———————————————–
  3. Rekabet Üstünlüğü sağlamada İnsan Kaynakları ve Rekabet Stratejileri Uyumunun Önemi
    N.ALAYOĞLU (2010). , Yayın Yeri:İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  4. ———————————————–
  5. İyi Yönetime (good-governance) Geçiş ve Kalkış (take-off) Sürecinde Yeni Bir mesleki Açılım, Yeni Bir Uzmanlaşma Alanı: İnsan Kaynakları İç Kontrol Uzmanlığı ve COSO Uyumlu İnsan Kaynakları İç Kontrol Listesi Önerisi (II)
    TAMER AKSOY (2010). , Yayın Yeri:Bülten Dergisi
  6. ———————————————–
  7. İnsan Kaynakları Yönetimi nde Ücretlendirme Fonksiyonunun Analizi
    LEVENT ŞAHİN (2010). , Yayın Yeri:KAMU-İŞ İş Hukuku ve İktisat Dergisi
  8. ———————————————–
  9. İyi Yönetime Geçiş ve Kalkış (take-off) Sürecinde Yeni Bir Uzmanlaşma Alanı: İnsan Kaynakları İç Kontrol Uzmanlığı ve COSO Uyumlu İnsan Kaynakları İç Kontrol Listesi Önerisi (I)Yazarlar
    TAMER AKSOY (2010). , Yayın Yeri:Bülten Dergisi
  10. ———————————————–
  11. Kültürel Farklılıkların Yönetiminde İnsan Kaynakları Stratejilerinin Rolü IKEA Örneği
    NURAY HELVACIOĞLU, HATİCE ÖZUTKU (2010). , Yayın Yeri:Çanakkale Üniversitesi, Yönetim Araştırmaları Dergisi
  12. ———————————————–
  13. Stratejik insan kaynakları yönetiminin örgütsel bağlılığa ve iş tatminine etkisi insan kaynakları yöneticileri üzerinde bir araştırma
    SAİT GÜRBÜZ (2011). , Yayın Yeri:Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi  
  14. ———————————————–
  15. İnsan Kaynakları Yönetiminde Veri Tabanı Kullanımı Ve Geliştirilen Bir Veri Tabanı programının Kullanılabilirlik Analizi Gazi Üni Teknik Eğt Fak Politeknik Dergisi 4 14 303 309 2011
    VİLDAN GÜNGÖREN, MEHMET RAHMİ CANAL, M.HANİFİ CALP (2011). , Yayın Yeri:Gazi Üni.Teknik Eğt.Fak. Politeknik Dergisi  
  16. ———————————————–
  17. Uluslararası Denetim Standartları ve Türkiye deki Düzenlemeler Çerçevesinde Bağımsız Denetim Kuruluşlarında İnsan Kaynakları Yönetimi
    EBRU ESENDEMİR (2011). , Yayın Yeri:Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi  
  18. ———————————————–
  19. Futbolda İnsan Kaynakları Planlaması Eleştirel Bir Bakış
    CEMAL İYEM (2011). , Yayın Yeri:International Journal of Sports Research  
  20. ———————————————–
  21. İnsan Kaynakları Denetimi ve Bir İnceleme
    GÜLŞAH KARAVARDAR (2011). , Yayın Yeri:Yalova Sosyal Bilimler Dergisi 
  22. ———————————————–
  23. İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamalarıyla Örgütsel Performans Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma
    AKIN ÖZDEN, ERDOST ÇOLAK, HAYAT EBRU (2012). , Yayın Yeri:Çankırı Karatekin Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 
  24. ———————————————–
  25. Turizm Isletmelerinde Insan Kaynakları Yönetiminin Krizlerden Etkilenme Düzeyleri Üzerine Bir Arastırma Sanlıurfa Örneği
    SAİD KINGIR,MUHAMMET FATİH SANCAR,BAYRAM AKAY (2012). , Yayın Yeri:Bingol University Journal of Social Sciences Institute 
  26. ———————————————–
  27. İş Etiği ve İnsan Kaynakları Yönetimi İlişkisi İnsan Kaynakları Yönetimi Bazında Bir Tartışma
    SERKAN BAYRAKTAROĞLU,SEVDİYE ERSOY YILMAZ (2012). , Yayın Yeri:Afyon Kocatepe Üniversitesi İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi
  28. ———————————————–
  29. İnsan Kaynakları Yönetiminde Hat Yöneticilerin Rolüne İlişkin Bir Çalışma
    HATİCE ÖZUTKU,MELEK ÇETİNKAYA (2012). , Yayın Yeri:Uluslararası Hakemli Sosyal Bilimler E-Dergisi  
  30. ———————————————–
  31. Denizcilik İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi
    AHMET ÜNSÜR (2012). , Yayın Yeri:Sosyal Siyaset Konferansları
  32. ———————————————–
  33. İnsan Kaynakları Yönetimine Süreç Yaklaşımı Stratejik İnsan Kaynakları Planlaması
    M.LÜTFİ ARSLAN(2012). , Yayın Yeri:Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Öneri Dergisi 
  34. ———————————————–
  35. Marka İşveren veya İşveren Markası Kavramı Bu Kavramın İnsan Kaynakları Yönetimi Bağlamında ve İşçi Devir Hızı Kapsamında Değerlendirilmesi
    KENAN ÖREN , HASAN YÜKSEL (2012). , Yayın Yeri:Kamu-İş Dergisi 
  36. ———————————————–
  37. İnsan kaynakları yönetimi uygulamalarının bilgi işçilerinin işten ayrılma niyetine etkisinde duygusal bağlılığın aracılık ve düzenleyicilik rolü
    SAİT GÜRBÜZ,MUSTAFA BEKMEZCİ (2012). , Yayın Yeri:İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dergisi  
  38. ———————————————–
  39. İnsan Kaynakları Yöneticisinin Karşı Karşıya Olduğu Yeni Psikososyal Riskler Psikolojik Sözleşme İhlali Yaşlanan İşgücü İş Özel Yaşam Dengesizliği ve Mobbing Psikolojik Taciz
    AHMET FERDA ÇAKMAK,GÖKHAN OFLUOĞLU,OZAN BÜYÜKYILMAZ (2012). , Yayın Yeri:Kamu-İş İş Hukuku ve İktisat Dergisi
  40. ———————————————–
  41. İnsan Kaynakları Geliştirmede Çocuk Genç Oyunlarının Etkililiği Üzerine Bir Araştırma
    HATİCE BAYSAL,İLKER HÜSEYİN ÇARIKÇI (2013). , Yayın Yeri:İŞ-GÜÇ, Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi  
  42. ———————————————–
  43. Dış Müşteri Odaklı İnsan Kaynakları Yönetimi İnsan Kaynakları Profesyonellerinin Rolleri ve Yetkinlikleri
    ÖMER FARUK ÜNAL (2013). , Yayın Yeri:Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi  
  44. ———————————————–
  45. İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamalarının Algılanmasının Üretim Performansı Algısı Üzerindeki Etkisi Bir Örnek Olay Çalışması
    YELİZ SEVİMLİ, MİNE ÖMÜRGÖNÜLŞEN(2013). , Yayın Yeri: H.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi  
  46. ———————————————–
  47. Stratejik insan kaynakları yönetiminin kuramsal temelleri Evrenselci koşul bağımlılık ve yapısalcı yaklaşımlar
    SAİT GÜRBÜZ (2013). , Yayın Yeri:Gazi Üniv. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 
  48. ———————————————–
  49. İnsan Kaynakları Yönetiminin Stratejik Bir Boyut Kazanması İçin Gerçekleştirilen Faaliyetlerin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma
    AYŞE CİNGÖZ,AYŞEGÜL ASUMAN AKDOĞAN (2013). , Yayın Yeri:Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi
  50. ———————————————–
  51. Yetkinliklerin Yapısı Ve İçeriği Üzerine Yeniden Düşünmek
    TAMER KEÇECİOĞLU,HAKAN ERKAL (2013). , Yayın Yeri:AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ DERGİSİ   
  52. ———————————————–
  53. İnsan Kaynakları Yönetiminde Dış Kaynak Kullanımı Özel İstihdam Büroları Örneği
    CİHAN SELEK ÖZ,YASEMİN ÖZDEMİR (2014). , Yayın Yeri:İŞKUR İstihdamda 3İ Dergisi  
  54. ———————————————–
  55. Yerel Medya İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi Bursa Bağlamında Bir Uygulama
    TOLGA KARA, GÜL ALADAĞ DİCEL (2014). , Yayın Yeri:Marmara İletişim 
  56. ———————————————–
  57. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi Kapsamında İnsan Kaynaklarının Gelişimi
    OĞUZ BORAT (2014). , Yayın Yeri:Yeni Türkiye Dergisi  
  58. ———————————————–
  59. İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi ve Umem Projesi
    OĞUZ BORAT (2014). , Yayın Yeri:Mimar ve Mühendis Dergisi, Mimar ve Mühendisler Grubu
  60. ———————————————–
  61. İnsan Kaynakları Yönetiminin Stratejik Bir Boyut Kazanması İçin Gerçekleştirilen Faaliyetlerin Belirlenmesine Yönelik Bir Araştırma
    AYŞE CİNGÖZ,AYŞEGÜL ASUMAN AKDOĞAN (2014). , Yayın Yeri:Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi 
  62. ———————————————–
  63. Türk Üniversitelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi Eğitimi Genel Bir Değerlendirme
    DERYA DİNÇER,AGAH SİNAN ÜNSAR (2015). , Yayın Yeri:VERİMLİLİK DERGİSİ  
  64. ———————————————–
  65. Türkiye de İlk 500 Firma Arasındaki Tekstil İşletmelerinin Kriz Dönemindeki İnsan Kaynakları Politikalarına İlişkin Bir Alan Araştırması
    FİKRET SÖZBİLİR,İSMAİL BAKAN,AHMET MELİH EYİTMİŞ (2015). , Yayın Yeri:Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Dergisi  
  66. ———————————————–
  67. Yeni Bir Meslek Olarak İnsan Kaynakları Planlaması ve Kariyer Uzmanlığı
    CEMAL İYEM (2015). , Yayın Yeri:BEKAD İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ DERGİSİ  
  68. ———————————————–
  69. Stratejik İnsan Kaynakları Yönetiminin Örgütlerde Çalışanların Tükenmişliğine Etkisi Kamu Çalışanları Üzerinde Bir Uygulama
    MELTEM ALTINAY ÖZDEMİR,ERCAN YAVUZ (2016). , Yayın Yeri:İŞ GÜÇ ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ VE İNSAN KAYNAKLARI DERGİSİ  
  70. ———————————————–
  71. BİR ŞİRKET İÇİN İNSAN KAYNAKLARINA İLİŞKİN BİR UYGULAMA
    AYŞE NİL SARIGÖLLÜ GÜZEL,OSMAN YAZICIOĞLU,OĞUZ BORAT (2016). , Yayın Yeri:Marmara Fen Bilimleri Dergisi 
  72. ———————————————–
  73. Turizm İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi İşlevi Olarak Koruma ve Geliştirme Kapsamındaki Sorunlar Kavramsal Bir Değerlendirme
    ELBEYİ PELİT,MERVE GÜLEN (2016). , Yayın Yeri:Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi  
  74. ———————————————–
  75. Turizm İşletmelerinde Hizmetiçi Eğitim Sorunları ve Çözümünde İnsan Kaynakları Yönetimi Biriminin Rolü Kavramsal Bir Değerlendirme
    ELBEYİ PELİT,HATİCE ŞEN (2016). , Yayın Yeri:AnadoluBil Meslekyüksekokulu Dergisi
  76. ———————————————–
  77. İşletmelerde Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Sürecinde Performans Değerlendirme ve Kariyer Yönetimi Uygulamaları
    ABDULLAH SOYSAL,ERHAN KILINÇ (2016). , Yayın Yeri:Selçuk Üniversitesi İİBF Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi 
  78. ———————————————–
  79. ÇalışmaYaşamında Bilgi ve İletişim Teknolojileri Bağlamında Cinsiyete DayalıAyrımcılık Algıları: “İnsan Kaynakları Yöneticileri ile Nitel Bir Araştırma
    AYŞENUR ÖKTEM ÖZGÜR,HATİCE ŞEBNEM SEÇER (2017). , Yayın Yeri:İş, Güç Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi  
  80. ———————————————–
  81. Bilgi Çağında İnsan Kaynakları Yönetiminin Değişen Fonksiyonları
    MURAT AK,ÖZCAN SEZER (2017). , Yayın Yeri:Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi  
  82. ———————————————–
  83. İnsan Kaynakları Yönetiminde İdarecinin Etik ve Menfaat Çatışması
    AYŞE YAŞAR ÜMÜTLÜ (2018). , Yayın Yeri:Yetkin Düşünce 
  84. ———————————————–
  85. YAPAY ZEKÂ ALANINDAKİ GELİŞMELERİN İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNE ETKİSİ
    YUNUS EMRE GÜR,CEM AYDEN,ATİLLA YÜCEL (2019). , Yayın Yeri:Fırat Üniversitesi İİBF Uluslararası İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi Cilt:3,Sayı:2,2019  
  86. ———————————————–
  87. ENDÜSTRİ 4.0’IN İNSAN KAYNAKLARINA YÖNELİKETKİLERİ: TEKNOLOJİK DEĞİŞİM FARKINDALIĞI ÜZERİNEBİR ARAŞTIRMA
    GÜLTEN DEMİRAL (2019). , Yayın Yeri:EKEV AKADEMİ DERGİSİ  
  88. ———————————————–
  89. Endüstri 4.0’da İnsan Kaynakları Yönetiminin Geleceği: İnsan Kaynakları Profesyonellerinin Algı ve Beklentileri Üzerine Bir Araştırma
    NURİ AVCI (2019). , Yayın Yeri:Vankulu Sosyal Araştırmalar Dergisi 
  90. ———————————————–
  91. Turizm İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi Açısından Sendikal Faaliyetler ve Sorunlar Üzerine Bir Değerlendirme
    ELBEYİ PELİT,ESRA KATIRCIOĞLU (2019). , Yayın Yeri:İŞ,GÜÇ, Endüstri İlişkileri ve İnsan Kaynakları Dergisi  
  92. ———————————————–
  93. İnsan Kaynakları Yönetimi İşlevi Olarak İş Değerleme – Ücret Yönetimi Süreci veKarşılaşılan Sorunlar: Turizm İşletmeleri Üzerine Kavramsal Bir Değerlendirme
    ELBEYİ PELİT,FARUK GÖKÇE (2019). , Yayın Yeri:Türk Turizm Araştırmaları Dergisi  
  94. ———————————————–
  95. Turizm İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi İşlevi Olarak İş Analizi ve Sorunlar: Kavramsal Bir Değerlendirme
    ELBEYİ PELİT,FARUK GÖKÇE (2019). , Yayın Yeri:Yönetim, Ekonomi ve Pazarlama Araştırmaları Dergisi 
  96. ———————————————–
  97. Devre Mülk/Tatil Sistemlerinde İnsan Kaynaklarına İlişkin Sorunlar:Afyonkarahisar Örneği
    AYLİN ALAN,MUSTAFA SANDIKCI (2019). , Yayın Yeri:Türk Turizm Araştırmaları Dergisi 
  98. ———————————————–
  99. İNSAN KAYNAKLARI UYGULAMALARINDAN DUYULAN MEMNUNİYETİN İŞE YABANCILAŞMA ÜZERİNDEKİ ETKİSİNDE YÖNETİCİYE GÜVENİN ARACI ROLÜ
    ZEYNEP HATİPOĞLU,GÜLBENİZ AKDUMAN,BÜLENT DEMİR (2019). , Yayın Yeri:Turkish Studies
  100. ———————————————–
  101. İşletmelerde İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamaları ile Kurumsallaşma Arasındaki İlişkinin Araştırılması BARAN AKKUŞ,ABDULKADİR BİLEN (2020). , Yayın Yeri:Munzur Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  102. ———————————————–
  103. Yüksek Potansiyelli İnsan Kaynakları Yönetimi AYŞE ASİLTÜRK,MUSTAFA HÜNKAROĞLU (2020). , Yayın Yeri:Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Dergisi 
  104. ———————————————–
  105. Yüksek performanslı insan kaynakları uygulamaları hizmet odaklı örgütsel vatandaşlık davranışını nasıl etkiler? İş tutumlarının aracılık rolü              MERT GÜRLEK (2020). , Yayın Yeri:İş ve İnsan Dergisi 
  106. ———————————————–
  107. Türkiye’de Aylık Ücretlerin Belirleyicileri (TÜİK Verileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma) TEKİN AKGEYİK (2020). , Yayın Yeri:HAK-İŞ Uluslarası Emek ve Toplum Dergisi 
  108. ———————————————–
  109. Stratejik İnsan Kaynakları Yönetimi Uygulamalarının Kurumsallaşma Sürecine Etkisi: Kamu Hastanelerinde Bir Araştırma                                 GÖZDE MERT, TELAT ALAN, AYŞE BİNGÖL, TUĞÇE TÜMKAYA, FİLİZ KOYUNLU (2020). , Yayın Yeri:OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi
    ———————————————–
  110. İNSAN KAYNAKLARI AKTİVİTELERİ VE KÂRLILIK ARASINDAKİ İLİŞKİ: BIST-100 ŞİRKETLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA  OĞUZ BAŞOL,ERKAN ÖZTÜRK,RAHMİ AKINCIOĞLU (2020). , Yayın Yeri:Kırklareli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
     
  111. ———————————————–
  112. İnsan Kaynakları Yönetimi Bağlamında Kişiliğin Karanlık Yönü:Narsizm ve Hubris Sendromu  AHMET YILDIRIM (2020). , Yayın Yeri:AKSARAY ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ DERGİSİ 
  113. ———————————————–
  114. İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ ANLAYIŞININ BİR FONKSİYONU OLARAK EĞİTİMVE GELİŞTİRMENİN ÖRGÜTLERİN REKABET POLİTİKALARI ÜZERİNE ETKİSİ  AHMET YILDIRIM (2020). , Yayın Yeri:International Journal of Business Economics and Management Perspectives 
    ———————————————–
  115. Üniversitelerin Stratejik Planlarında İnsan Kaynakları Yetkinlik Analizinin Yeri: Nitel Bir Araştırma EMEL BAHAR,ONUR BAŞAR ÖZBOZKURT (2020). , Yayın Yeri:Turkish Studies-Social Sciences 
  116. ———————————————–
  117. PROAKTİF KARİYER ADANMIŞLIĞI DAVRANIŞLARI ÖLÇEĞİNİN TÜRKÇEYE UYARLAMA VE DOĞRULAYICI FAKTÖR ANALİZİ ÇALIŞMASI AZİZ MUSLU,ABDÜLNAİM TEMUR (2020). , Yayın Yeri:İstanbul Gelişim Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
     
  118. ———————————————–
  119. Uluslararası Konaklama İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi: Hilton Örneği  OĞUZ ÇAKI,HAKAN SEZEREL,ASLI GEYLAN (2020). , Yayın Yeri:Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
  120. ———————————————–
  121. Sağlık Turizminde İnsan Kaynakları Envanteri: Aydın İlindeki Özel Sağlık Kuruluşlarında Bir İnceleme  BURCU İYİM,EBRU ÖZLEM GÜVEN,AYDIN YILMAZER (2020). , Yayın Yeri:Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi Dergisi
     
  122. ———————————————–
  123. Üniversitelerin Stratejik Planlarında İnsan Kaynakları Yetkinlik Analizinin Yeri: Nitel Bir Araştırma EMEL BAHAR,ONUR BAŞAR ÖZBOZKURT (2020). , Yayın Yeri:Turkish Studies – Social Sciences 
  124. ———————————————–
  125. ÖZEL HASTANELERDE İNSAN KAYNAKLARI BİLGİ SİSTEMİNİN KULLANIMI ÜZERİNE BİR NİTEL ARAŞTIRMA: ANKARA İLİ ÖRNEĞİ  ATEŞ, BURCU AKÇA(2020). , Yayın Yeri:Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi

 

 

 

          Kaynak: www.yok.gov.tr

 

Bugün limiti yine aştık!

“Dünya Limit Aşımı Günü”: İnsanların, dünyamızın dengesini bozmadan bir yıl içinde üretebileceği kaynakları tükettiği gün olarak tanımlanıyor. Bu yıl “Dünya Limit Aşımı Günü”: 22 Ağustos

Buna göre; dünyanın bize sunduğu 1 yıllık doğal kaynakları 22 Ağustos 2020 tarihinde maalesef tükettik ve 2020 yılının geri kalanını bir sonraki yıldan ödünç alarak geçireceğiz. 

  • Kısaca; bir yıl öncesine göre okyanusların ve ormanların emebileceğinden daha fazla sera gazı emisyonu üretmemiz, balık stokları ve ormanları kendilerini yenileyebileceklerinden daha hızlı bir şekilde tüketmemiz söz konusu.
  • İnsan aktivitelerinin doğa ve doğal kaynaklar üzerindeki eşi görülmemiş baskısını sembolize eden tarih, ekolojik ayak izi kavramını da yeniden gündeme getiriyor. Tükettiğimiz kaynakları üretmek ve yarattığımız atığı bertaraf etmek için gereken toprak ve su alanını işaret eden ekolojik ayak izimiz büyüdükçe limiti daha erken aşıyoruz.
  • İnsan nüfusu, kaynak talebi ve ekonomiler büyürken; dünyamızın büyüklüğü ve kaynak miktarı değişmiyor.
  • Limit aşımı, yıllık faizle geçinmek yerine bankadaki ana parayı harcamak veya kredi kartı borcunu ödeyememek gibi tercüme edilebilir.
  • Ekolojik sınırları aştığımız her yıl ekosistemlerin tamamen çökme ihtimalini daha öne çekiyoruz. Denizler ve ormanların emebileceğinden daha fazla karbondioksit üretiyor, balık stoklarını daha kendilerini yenilemeden tüketiyor, ağaçları yeniden büyümelerine izin vermeden kesiyoruz. Dünya, talebimize kaynak yetiştiremiyor.
  • “Dünya Limit Aşımı Günü, iklim değişikliğini durdurmak, ormanlarımızı, denizlerimizi, tatlı su kaynaklarımızı ve canlı yaşamını korumak için bireysel, ulusal ve küresel düzeyde ne kadar acil harekete geçmemiz gerektiğini hatırlatan bir çalar saat” olarak nitelendirilmektedir.
  • Doğal kaynakları öylesine hızla tüketiyoruz ki, gezegen kendini yenilemeye fırsat bulamıyor. Kaynaklar azalıyor. Aşırı avlanma yüzünden denizlerdeki balık stokları tehlikede.
  • Okyanusların giderek asitlenmesi bir başka büyük sorun. Doğaya saldığımız karbondioksitin yüzde 30’unu okyanuslar emiyor. Okyanuslardaki asit seviyesi bu yüzden yükseliyor. Kabuklu canlılar ve özellikle de planktonlar tehlikede. Planktonlar okyanuslardaki besin zincirinin temel halkası.
  • Ormanlar tehlikede. Her saniye bir futbol sahası büyüklüğünde orman alanı yok ediliyor. Yıllık orman kaybı 5.8 milyon hektara ulaşmış.
  • Nüfus artıyor ama tarım arazileri azalıyor. Nedeni yoğun yapılaşma. Kömür, petrol gibi fosil yakıtlar havayı hızla kirletiyor. Bu yüzden iklimler değişiyor. Sıcaklık artışı durdurulamazsa durum felaket. Tatlı su kaynakları sınırlı. Daha da azalıyor…

 

2050’ye Doğru Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi


Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi raporu’na göre; Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi’nin mevcut durumu incelendikten sonra ülkenin gelecekteki Ayak İzi’ni ortaya koymak üzere iki farklı senaryo incelenmiştir. Bu senaryolar, GSYH, yatırım ve biyolojik kapasite seviyelerindeki farklı varsayımlara
dayalı olarak; 1-) mevcut durumun aynen devam etmesi (Business as Usual, BAU) ve 2-) en iyi koşullar şeklinde belirlenmiştir. BAU senaryosunda GSYH, 2050’ye kadar her yıl %5 artmakta, yatırım
seviyesiyse 2015’e kadar GSYH’nın %23’üne ulaşmakta ve toplam biyolojik kapasitenin seyrinde değişim öngörülmemektedir.

Bu varsayımlar uyarınca, tüketimin Ekolojik Ayak İzi 2007’den 2050’ye kadar %63, üretimin Ayak İzi ise %51 artış göstermektedir. Aynı süre içerisinde, kişi başına biyolojik kapasite %64 düşmektedir.
Mevcut gidişatı sürdürmek, biyolojik kapasitenin Türkiye ekonomisi için büyük bir risk haline geleceğini göstermektedir. En iyi koşullar senaryosunda GSYH büyümesi, Ekolojik Ayak İzi’nin düşürülmesi ve biyolojik kapasitenin yenilenmesi arasında dengeli bir resim çizilmektedir. Bu
senaryoda yatırım seviyesi 2015’e kadar GSYH’nın %30’u seviyesine çıkmaktadır. Bu senaryoda GSYH artışı diğer senaryoya göre daha sınırlıdır. Diğer senaryodan farklı olarak bu senaryoda, biyolojik kapasitenin kendini yenileme potansiyeline ve restorasyonuna yapılan yatırım sayesinde biyolojik kapasite yılda %0,4 artar. Bu senaryoda 1961-2050 yılları arasında kişi başına düşen tüketimin Ayak İzi’nde %27’lik düşüş görülür. Aynı yıllar arasında kişi başına düşen biyolojik kapasite ise %57 azalmaktadır. Bu senaryoya göre biyolojik kapasite ile Ayak İzi arasındaki fark, 2020’lerde oldukça azalmakta, Türkiye ekolojik borcunu kapatmaya başlamaktadır. Ancak, teknolojilerin bu yıllardan sonra daha fazla ilerlemeyeceği öngörülerek, ekolojik açığın yeniden artması  eklenmektedir.

 

Dünya Limit Aşım Gününedeniyle Facebook’ta şöyle bir soru sorulmuş: “Sence çözüm için ne yapılabilir?”
Yüzlerce insan çözüm önerilerini sıralamış. İşte bazıları:

 “İhtiyacımız kadar tüketmeyi öğrensek sorun kalmaz”  

“Bu gezegende misafir olduğumuzu bilsek, gelecek nesilleri de düşünsek…”

“Her şeyi çöpe atmak yerine geri dönüşümü sağlamalıyız”,                                             

“Fosil enerjilerden vazgeçip güneş, rüzgâr gibi yenilenebilir kaynaklara yönelmeliyiz”,                                                                                                                                 

“Nüfus artış hızını yavaşlatmalıyız”,                                                                                           

“Hayat tarzımızı değiştirmeli, sadeleşmeliyiz”,                                                                       

“ Tüketim çılgınlığına son vermeliyiz”,                                                                                        

“Eşitsizlikleri gidermeliyiz” … 

Özetle: Birey, toplum, kurum, ülke olarak, doğanın bize sunduğu kaynaklara karşı, sorumluluklarımızı yerine getirme bilinci ile hareket etmek gerekiyor !

Ayrıca; Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi Raporunu incelemekte fayda var.

Kaynak:

www.wwf.org.tr/

https://serpilturkmen.wordpress.com/2017/08/05/doganin-2017-icin-bize-sundugu-kaynaklari-2-agustos-tarihinde-tuketmisiz/

 

“Dijital anıt” nedir?

İK ve Dijital Kavramlar” üzerine yaptığımız çalışma (*) esnasında; dijital çağ, dijital dönüşüm, dijital teknoloji, dijital kültür, dijital işletme, dijital veri… derken dijital ile başlayan doksan civarında kavram tespiti yaptık. Bu kadar çok kavram içerisinde “Dijital anıt” kavramını hem ilk defa karşılaşanlar hem de konuya duyarlılık açısından bu yazıda özellikle açıklamak istedim.

Dijital anıt” kavramının; şiddetten ölen kadınlar anısına oluşturulmuş bir anıt olarak nitelendirilmesi çok sarsıcı/derinden etkileyicidir.

Evet yanlış duymadınız! Ülkemizde maalesef şiddetten hayatını kaybeden kadınların isimleri/sayıları dijital anıt/anıt sayaç olarak belirtilmektedir.

“Çocukların feryadına, kadınların sadece yaşayabilmek için bile ne çok şeyden ödün verdiklerine seyirci olduk, olmaya da devam ediyoruz. Bir kadını daha hayata döndürememenin, bir yarayı daha saramadan sadece izlemiş olmanın ağırlığı, çaresizliği ve utancı çöküyor her geçen gün hepimizin üzerine… Çokça üzülüyor, öfkeyle kuşanıyor, sonra yine hayatın akışına savruluyoruz. Oysa delirmemiz gerekir. Ama öyle bir hâl ki bu, başka türlü nasıl yaşanır bilmiyoruz. Unutmadan, bastırmadan bu dünyaya nasıl katlanılır, bilmiyoruz.”(**) cümleleri geldi aklıma…

Bireysel, toplumsal, kurumsal, hukuksal, sosyolojik, psikolojik, eğitim, ahlâk vb. bir çok açıdan incelenmesi gereken “şiddet” konusunda son günlerde gündemde olan tam adı “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi” olan “İstanbul Sözleşmesi”; kadınlara şiddet ve aile içi şiddet olmak üzere her tür şiddete karşı hukuki çerçevede detaylı bir koruma sağlayan ilk uluslararası belge niteliğindedir.

Diğer taraftan, “İstanbul Sözleşmesini”(***) imzalayan ilk ülke olan Türkiye’de geldiğimiz noktada bu Sözleşmenin iptalinin gündemde olması çelişki oluşturmaktadır.

Şiddetten hayatını kaybeden kadınların anısına oluşturulan “Dijital anıt” sayacının ve hem kadınlara şiddetin hem de aile içi şiddetin durmasını sağlamak üzere; İstanbul Sözleşmesi’nin 1.Maddesinde belirtilen aşağıdaki beş amacın yerine getirilmesi büyük önem arz etmektedir.

  1. Kadınları her türlü şiddete karşı korumak ve kadına karşı şiddeti ve aile içi şiddeti önlemek, kovuşturmak ve ortadan kaldırmak;
  2. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına katkıda bulunmak ve kadınları güçlendirilmesi yolu dâhil olmak üzere, kadınlar ile erkekler arasındaki temel eşitliği teşvik etmek;
  3. Kadınlara yönelik şiddet ve aile içi şiddet mağdurlarının korunması ve bu mağdurlara yardım edilmesi için kapsamlı bir çerçeve, politika ve tedbirler geliştirmek;
  4. Kadınlara yönelik şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası işbirliğini teşvik etmek;
  5. Kadınlara yönelik şiddeti ve aile içi şiddeti ortadan kaldırılmak üzere bütüncül bir yaklaşımın benimsenmesi maksadıyla etkili işbirliğini sağlamak için kuruluşlara ve kolluk kuvvetlerine destek ve yardım sağlamak.

Hiç bir canlının şiddete maruz kalmaması dileğiyle…

(*) Sn.Nilüfer KOÇYİĞİT ile birlikte yürüttüğümüz “İK ve Dijital Kavramlar” çalışması devam ediyor.

Kaynak:

(**) Masa Dergisi-Kasım 2019

(***) https://humanrightscenter.bilgi.edu.tr/media/uploads/2016/03/30/Istanbul_Sozlesmesi.pdf

İK Profesyonelleri & Bloggerları ile mini röportajlar-3.bölüm

Merhaba,

İK bloglarının hem kişisel hem de evrensel bir niteliği olduğu, İK bloglarında kişisel ve mesleki deneyimlerin, bilgi birikiminin, fikir ve düşüncelerin, farklı bakış açılarının paylaşılmasının gelecek nesillere ışık tuttuğu, yazılan yazıların geleceğe miras olduğu düşüncesi ile “İK PROFESYONELLERİ&BLOGGERLARI İLE MİNİ RÖPORTAJLAR” projesi ortaya çıkmıştır.

İK Blogger listelerindeki Bloggerların, bloglarındaki iletişim bilgilerine göre, iletilen röportaj sorularına verilen cevaplar; 2020/Ocak ayında 1.bölüm ve 2020/Şubat ayında 2.bölüm olarak yayınlanmış olup, şimdi 2020/3.bölüm ile sizlerleyiz.

İK mesleğine ve bloglarına gönül vermiş olan değerli İK Profesyonelleri ve Bloggerlarının verdikleri cevaplar ile İK’ya ve insan’a yararlı dokunuş yaptıklarına, ilham verdiklerine inanıyorum. Tüm İK Profesyonelleri ve Bloggerlarına teşekkürler…

Röportaj cevapları, 2020/1.bölüme, 2020/2.bölüm ve 2020/3.bölüme yetişmeyen; iletişim bilgilerine ulaşamadığım veya iletişim bilgisi değişen veya daha sonradan projeye katılmak isteyen İK Profesyoneli&Bloggerlarının bu projeye dahil olmasından onur duyarım.

Sevgi ve saygılarımla,

Serpil TÜRKMEN

 

Okumaya devam et